Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Levent Eminoğlu: “Reflü hastası beslenme konusunda kendi uzmanı olmalı…”

Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Levent Eminoğlu, bir reflü hastasının her zaman için beslenme konusunda kendi uzmanı olması ve yediğinde en çok etkilendiği gıdaları belirleyip bunları diyetinden çıkarması gerektiğini bildirdi.

Eminoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, her gıdanın farklı kişilerde aynı etkiyi yapmayacağını ve gıdaların yenme miktarı, zamanı ve yanında tükettilerinin de bu gıdanın etkisini değiştireceğini vurgulayarak, “Portakal, greyfurt ve ekşi mandalina ile limon klasik olarak relüyü tetikler. Çok asitli olduklarından bu gıdaların tüketilmesi mide ve göğüste yanmaya neden olabilir. Özellikle aç karnına yenmemelidir. Miktar sınırlandırıldığı ve tok tüketildiği sürece çok sorun yaratmayabilirler. Likopen içermesi nedeni ile özellikle son yıllarda çok sağlıklı bir sebze olarak nitelendirilen domates asitik yapıda olduğundan özellikle yatkınlığı olan kişilerde reflüye neden olabilir. Aç karnına tüketilmesi reflüyü daha da artıracaktır. Pişmiş domatesin böyle bir etkisi yoktur” ifadelerini kullandı.

reflü

Eminoğlu, acı yeşil biber, kırmızı biber ve karabiber içeren gıdaların reflünün en büyük tetikleyicilerinden olduğunu ve baharatların aşırı tüketildiklerinde reflüsü olmayan kişilerde dahi midenin savunma mekanizması olan alkali örtüye zarar verebileceğini işaret ederek, bu gıdaların reflü hastalığı olan kişilerde ise asit salınımını artırarak göğüste yanmayı tetiklediğini, bu nedenle çoğu kez yanmanın hem mide hem de göğüste algılanabileceğini kaydetti.

Nanenin yemek borusu ve mide arasındaki kapak düzeneğinde gevşemeye yol açtığını ve mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçışını artırırarak reflüyü başlattığını vurgulayan Eminoğlu, şu önerilerde bulundu: “Özellikle mide içi basıncının arttığı yemek sonrası dönemde tüketilmemelidir. Bu gıdaların ortak paydası hepsinin çok yağlı olmasıdır. Yağlı gıdalar mide boşalımını geciktirir. Mide boşalımı geciktiğinde basınç yüksek kalacağından mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçışı hızlanacak ve kolaylaşacaktır. Özellikle de akşam yemeklerinde yağlı gıdalardan kaçınılmalıdır. Fermente edilmiş alkoller reflüyü arttırır.

Özellikle yağlı bir yemeğe eşlik ettiklerinde bu etki çok daha fazla görülecektir. Reflüyü arttırmalarındaki en önemli etken, nanede olduğu gibi mide ve yemek borusu arasında çalışan ve reflüye engel olan mide kapak düzeneğinin basıncını düşürmeleri ve reflüyü kolaylaştırmalarıdır. Kahve, çay, tatlandırılmış gazlı içecekler, buzlu çay gibi kafein içeren içecekler çoğu reflü hastasının yakından bildiği gibi reflüyü çok hızlı şekilde tetiklerler. Kahve severlerin sabah kahvesi sonrasında gün sonunda kahve ve kafein içeren diğer içecekleri tüketmemeleri gerekir. Çikolata iki nedenle reflüye yol açar. Birincisi özellikle de aç karnına ve çok miktarda tüketildiğinde yemek borusu ve mide arasındaki kapak düzeneğini gevşetmesi, ikincisi ise kendisi tek başına reflü nedeni olan bol kafein içermesidir.

Gazlı içecekler yemekle birlikte tüketildiğinde zaten artmış olan mide içi basıncını, içerdikleri basınçlı gazın midede serbest hale dönüşmesi ile çok daha fazla arttırırlar. Artmış olan bu basınç ise mide içeriğinin yemek borusuna kaçışını çok kolaylaştırır.”

YENİ ASIR İNTERNET SİTESİ

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.