Televizyon ekranlarının sıra dışı ziraat mühendisi Erkan Şamcı sunduğu programla izleyicilerin büyük beğenisini topluyor. Yaptığı bahçe düzenlemeleri ve verdiği bilgilerle insanları doğayla barışmaya çağıran Şamcı, insanların doğal ve sağlıklı bir yaşam sürmesi için elinden geldiği kadarıyla bütün bildiklerini izleyicilerle paylaşıyor.

Şehirlerde betonların arasında ziraat mühendisliği yapan Şamcı, yaptığı bütün programlarda kimyasal maddelerden uzak durulmasını, çocukların ve insanların doğayla, toprakla barışık olmasını, yaşadığımız binaların zehir içerdiğini ve evlerimizi bitkilerle doldurmamız gerektiğine dikkat çekiyor.

Kanal 7 ekranlarında “Yeşil Bisiklet” programının sunucusu, televizyonların Don Kişot’u Erkan Şamcı kimyasal maddelere karşı açtığı savaş ve doğal yaşama verdiği önemle izleyicilerin de dikkatini üzerine çekti. Ekranların renkli kişiliği Erkan Şamcı ile programı, hedefleri ve doğal yaşam üzerine konuştuk.

Bir ziraat mühendisi olarak televizyonlarda program yapmaya nasıl başladınız?

mobilya-mikrop
-Ben ziraat mühendisiyim ama şehirde çalışan bir ziraat mühendisiyim. Yani tarlada bahçede hayvanların arasında değil binaların, betonların arasında çalışan bir ziraat mühendisiyim. Ayrıca aldığım eğitimler dolayısıyla ekolojik yaşam uzmanlığı escort bursa titrim de var. Aldığım bu eğitim ve disiplinlerle özellikle şehir hayatında ev kadınlarına yönelik bazı pratik bilgileri TV, radyo, gazete, yazılı basın ve dergiler vasıtasıyla paylaştım. Hayatımıza sokulan kimyasal maddeler konusunda insanları uyarmak benim için bir sorumluluk oldu.

Kendinizi ekopolis olarak tanımlıyorsunuz galiba?
-İnsanlarımıza hayatlarına soktukları maddelerinin ne olduğunu anlatmaya çalışıyor ve onların ürünlerin etiketlerini çok iyi incelemelerini sağlamak istiyorum.

Hedeflerinizde başarı sağlayabildiniz mi peki?
-Bugüne kadar yapmış olduğum çalışmalarla insanların sirkeyi fark etmesini sağladım. En büyük başarım odur belki. Karbonatı fark etmesini sağladım. Diş macunlarını çöpe attırdım. Yapmış olduğun bu şeylerle gerçekten ev kadınlarına yepyeni gündemler oluşturdum. Günümüzde artık 50 sene öncesine göre belki de 50 kat artmış durumda kanser vakaları… Para vererek sağlığımızı bozan kimyasal maddelerinden almama konusunda birilerinin artık uyarıcı görevi yapması lazımdı. Bunu doktorlar yapmayacaktı çünkü ilaç firmalarının önlerine koydukları ilaçları yazmaktan başka alternatifleri yok.

Alternatifleri yok derken?
-Alternatifleri olsa bile günümüzde bilimsel faşizm diye bir şey var. Bugün en büyük zehirli maddeleri, çamaşır suyu gibi bir maddeyi sunmak için TV reklamlarında doktor kullanabiliyorlar. Dolayısıyla bu sektörden ben artık umudumu kestim.

Programdaki amacınız nelerdi?
-Hasta bina sendromu diye bir hastalık var lejyoner hastalığıdır bunun adı. Yani yeni bir binada ev aldığınızda sizi zehirler. Çünkü inşaat kimyasallarıyla yapılan binalar içeriye 5 sene zehir verir. Evinizin içinde kullandığınız mobilyalardan laminant parkelerden her gün zehir saçılır.

İstanbul gibi bir yerde çok zor bunlarsız yaşamak ama…
-İşte Yeşil Bisiklet’in misyonundan bir tanesi de budur; insanı bitkiyle buluşturmak. Bitki hayatımızı hem renklendiriyor hem güzelleştiriyor hem de koruyor. İnsanların nefes alabilecekleri kullanışlı bahçeler yapıyoruz. 50 sene önce birisi yatak odanıza çiçek koymayın diye insanları kandırdılar. Biz bu yanlış bilgileri kırmaya çalışıyoruz. Yatak odasını çiçek doldurun. Gerekirse palayla girin balta girmemiş ormanlar gibi olsun.

Küçücük balkonları bahçe yapma fikri…
-Beş yıl önce apartman koşullarında insanların sebzelerini yetiştirebileceği bir kit geliştirdim. Patentlidir “pencere önü bostanları” diye. Camın önüne koyup, kendi evinde maydanoz, nane, semizotu hatta soğan ve patates yetiştirebilecekleri hazır bir preparat yapmıştım. Bu programın amacı sadece görsel değil aynı zamanda ekolojik bilgiler paylaşmak. O yüzden yeşil bir tulumla çıkıp insanların dikkatini çekmeye çalışıyoruz. Çünkü insanlara vereceğimiz çok mesaj var.

Başvurulara hangi kriterlere göre dönüş yapıyorsunuz?
-Çok fazla miktarda başvuru var. Hatta yurt dışından çok başvuru var. Yani Almanya’dan, İran’dan, Suudi Arabistan’dan bile ‘bahçemizi yapar mısınız?’ diyenler var. Seçmeye çalıştığımız bahçelerde mümkün olduğu kadar insanlara bunu kendilerinin de yapabileceğini anlatmaya çalışıyoruz. Onların yapamayacakları erişilmez bahçeler yapmıyoruz.

Bahçe düzenlerken eğleniyor musunuz?
-Bahçe yapmak gerçekten çok güzel ve zevkli bir hobi. Yani çiçek ve toprakla uğraşırken rutin günlük hayatın bütün sıkıntılarından, dertlerinden arınabiliyorsunuz. Ortaya kartpostal gibi bir görüntü çıkması beni çok mutlu ediyor.

Yaptığınız bahçenin sahipleri o süreçte devamlı yanınızda oluyor mu? İlk tepkileri ne oluyor yeni bahçelerini görünce?
-Şimdi televizyonculuk adına tabi ki, sahipleri çok önemli bir yer tutuyor. İşin unsuru insanlarda bitiyor. Mümkün olduğunda bahçeye çıkmamalarını sağlamaya çalışıyorum. O bakımdan son demde bahçelerine çıkmalarını çok istiyorum çünkü yüzlerinde o mutluluk ifadesinin ekrana yansıması hepimizi mutlu ediyor.

Online bahçe ekimi oyunu var. Sabah erken saatlerde kalkıyorlar. Patates ekiyorlar. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
-Çok zavallı buluyorum bu durumu. Çocuklar artık çileği fabrikada yetiştiriliyor sanıyorlar.

Kredi kartıyla internetten sanal domates alan kişiler var.
-Yani hiç ağaca çıkmadan yetişen bir nesil var. Ancak bilgisayar ortamında inek sağıp bahçe ekip biçiyorlar. İnsanların bu kadar bursa anal escort teknolojiye yönelip topraktan, doğadan ümidi kesmesi gerçekten çok yazık. Çocuklarınızı alın parka götürün. Anneler çocukların parkta oynamasını sağlasınlar o çocuklar dünyanın en mutlu ve en sağlıklı çocukları olur.

haber7.com

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.