MODERNLEŞME KANSERİ BESLİYOR

Modernleştikçe daha fazla kanser oluyoruz…

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın verilerine göre kanser en çok gelişmiş ülkelerde görülüyor.

Bütün dünya ülkelerinde ölüm sebepleri arasında ilk sıradaki yerini koruyan kanser sıklığının son 4 yılda yüzde 11 artış gösterdiği belirtildi. Dünya Kanser Kontrol Örgütü (UICC) Gelecek Dönem Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, genetik faktörlerin dışında çevresel faktörlerin de etkisiyle kanser görülme sıklığının arttığını belirterek, “Her yıl dünyada 14 milyon kişi kansere yakalanıyor ve 8.2 milyon kişi hayatını kaybediyor. 2011 yılından bu yana tüm dünyada ölüm sebepleri arasında kanser birinci sıraya oturdu” dedi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın (IARC) kanserle ilgili en son değerlendirmesi olan GLOBOCAN 2012’ye göre en yüksek kanser oranları, gelişmiş ülkelerde görülüyor. Yayınlanan kanser haritasına göre endüstrileşmenin  en yüksek seviyede olduğu, teknolojinin en fazla kullanıldığı?ülkelerden Fransa’da kanser görülme sıklığı yüz binde 325, Amerika Birleşik Devletleri’nde 317, Norveç’te 318 olarak belirlenmiş. Buna karşılık Yemen’de yüz binde 80.2, Namibya’da 82.66, Gine’de 90.2 olarak belirlenmiş. Kansere yakalanma sıklığının gelişmişlikle birlikte artış gösterdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Kutluk, “Verilerden yapılan analize göre, 2025 yılına kadar yıllık ortalama 19.3 milyon kişinin kansere yakalanması bekleniyor. Hasta sayısındaki bu artış, daha çok nüfus artışından ve yaşlanmadan kaynaklanacak. Ancak gelişmekte olan ülkelere kötü bir haber var. Bütün kanser türlerinin gelişmekte olan ülkelerde daha sıklıkla görüldüğünü ortaya koyan dünya verileri  2025 yılında bu durumun artarak devam edeceğini gösteriyor” dedi.

AZ GELİŞMİŞ ÜLKELERDE KANSER DAHA AZ
Toplam 28 ayrı kanser türünün 184 ülkedeki durumunu analiz eden GLOBOCAN 2012 verileri endüstrileşmenin kanser üzerindeki olumsuz etkisini gözler önüne seriyor. Değerlendirmeye  göre, en düşük kanser sıklığı yüz binde 80.2 ile Yemen’de, en yüksek kanser sıklığı 325’le Fransa’da görülüyor.

Türkiye’nin karnesi orta
Türkiye’de kanser sıklığının dünyanın gelişmekte olan ülkeleriyle çok benzer olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tezer Kutluk, “Kansere yakalanma sıklığı açısından ortalama bir seviyedeyiz. TÜİK verilerine göre; ülkemizde 2002 yılında kansere bağlı ölüm yüzde 12 iken, bu oran 2012 yılında yüzde 21’e ulaşmıştır. 2012 verilerine göre, her yıl yaklaşık 148 bin kanser görülmekte ve 92 bini kaybedilmektedir. Ülkemizde ilk 4 sırayı 25 bin vaka ile akciğer kanseri, 15 bin vaka ile meme kanseri, 12 bin 500 vaka ile prostat kanseri ve 12 bin vaka ile kalın bağırsak kanseri?almaktadır” dedi.  Kadınlardaki sigara içme oranlarının artışı sebebiyle erkek kanseri olarak bilinen akciğer kanserinin kadınlarda da en sık görülen kanserler arasında girdiğini belirten Prof. Dr. Kutluk, “Ayrıca sigara kadınlarda meme kanseri ve yumurtalık kanseri riskini de artırmaktadır. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Her 4 kadından biri hayatı boyunca meme kanseri teşhisi almaktadır” diye konuştu.

BÖLGELERE GÖRE
Kanserlerin bölgelere göre de farklılık gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Kutluk,?“İç Anadolu Bölgesi’ndeki mezotelyoma sorunu dünya ortalamasının bin katı kadar yüksektir. Ege Bölgesi’nde arsenikle ilgili olabilecek kanserlerde, Doğu Anadolu Bölgesi’nde mide kanseri sıklığında diğer bölgelere göre önemli bir yükseklik var” dedi.

Şehirde yaşayanlar daha büyük risk altında
Şehir hayatının daha az harekete sevk ettiğini söyleyen Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, şehirde yaşayanların köylerde yaşayanlara göre daha fazla kanser riski taşıdığını belirtti. Hareketsizlik sonucu artan obezitenin birçok kanserin kaynağı olduğuna dikkat çeken Saip, “Son çalışmalar, obezite ile kanser ilişkisini daha net ortaya koymaya başladı. Bu çalışmalar; yutak, pankreas, kalın bağırsak, rektum, meme, rahim, böbrek ve tiroid kanseri sıklığının aşırı şişmanlarda daha yüksek olduğunu gösteriyor” dedi. Büyük kentlerdeki hava kirliliği, radyasyona daha fazla maruz kalmak, katkı maddesi yüksek besinler tüketmek, daha fazla temizlik maddesi ve kozmetik tüketmenin de kanser oranlarını artırdığını belirten Prof. Dr. Saip, “Ayrıca sebze ve meyvelerde kullanılan böcek öldürücü ilaçlar da önemli bir kanser kaynağı. Bu tarım ilaçlarının kontrolsüz olarak kullanılması kırsaldaki çiftçiler arasında da kanser görülme sıklığını yükseltiyor” dedi.

Her 100 kanserliden 90’ı sigara içiyor
Yapılan araştırmalar akciğer kanseri hastalarının yüzde 90’ının sigara içtiğini; buna göre her 5 kişiden 4’ünün sigara kullanıcısı olduğunu gösteriyor. Sigara kullanımının Türkiye’deki kanser gelişiminde önemli bir etken olduğunu söyleyen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Füsun Ülger,?“Sigara, Türkiye’de kanser kaynaklı ölümlerin yaklaşık yüzde 25’inde etkili. Özellikle akciğer kanserinde sigara kullanımı ciddi bir tetikleyici” dedi. Sigaranın, öncelikli olarak ağız, yutak, gırtlak ve akciğer gibi dumanın birebir temas ettiği organlarda kanser riskini artırdığına dikkati çeken Doç. Dr. Ülger, “Sigara dumanın içindeki zehirli kimyasallar kan yoluyla tüm organlara ulaşmaktadır. Bu nedenle sigara uzak organlarda da kansere yol açmaktadır” dedi.

TÜRKİYE GAZETESİ/Ziyneti Kocabıyık

YAZININ TAMAMI: http://www.turkiyegazetesi.com.tr/saglik/146435.aspx

MODERNLEŞME KANSERİ BESLİYOR” için bir yorum

  • Avatar
    19 Nisan 2020 tarihinde, saat 19:26
    Permalink

    Dr. Osamu Mizukami, Sağlık Destek Kliniği, Tokyo
    Japonya’lı bir dahiliye doktoruyum.
    *Tokyo’nun merkezinde bir kliniğe sahibim..
    Son 35 yılda, POPOLİS kullanarak, 4 binden fazla ilerlemiş kanser hastasını tedavi ettim.
    Propolis ve kanser*Neden propolis kullanırım?
    *Dünyada propolis üzerine 1200’den fazla akademik makale mevcuttur. Propolis bu sebeple diğer
    takviye ürünlere göre daha çok bilimsel desteğe sahiptir.
    *Bu araştırmalar, propolisin bir çok anti-kanser özelliklere
    sahip olduğunu göstermiştir
    Propolisin anti-kanser etkileri
    1.Doğrudan anti-kanser etkisi
    2. Bağışıklık arttırıcı etkisi
    3. Anti-oksidan etkisi
    4. Anti-anjiyogenik etkisi
    5. Anti-enflamatuar etkisi
    6. Anti-viral ve anti-bakteriyel etkileri
    7. Doku yenileyici etkisi
    8. Kemo terapide
    etkisi
    9. Radyo terapide koruyucu etkisi
    Doğrudan anti-kanser etkisi
    *Propolis birçok doğrudan antikanser ajanlara sahiptir.
    Bağışıklık arttırıcı etkisi
    Doku yenileyici etkisi
    *Kanser doku yenilenmesi hızlı oluşursa, kanserden kurtulma daha hızlı meydana gelebilir.
    Propolis vücut ortamında doku yenilenmesini uyarır.
    Kemo terapide koruyucu etkisi
    çalışmalar, kemoterapiye eşlik eden propolis kullanımının kemoterapinin yan etkilerini azalttığını göstermiştir.
    kemoterapi ile propolisin birlikte kullanımı, aynı ortamda sadece kemoterapi ile karşılaştırıldığında sinerjik bir etkiye sahiptir.
    Radyo terapide koruyucu etkisi
    radyoterapiye eşlik eden propolis kullanımınınyan etkileri azalttığını göstermektedir. radyasyon terapisi ile birlikte propolis,
    sadece radyasyon ile karşılaştırıldığında sinerjik bir etkiye
    sahiptir.
    Propolis ile deneyimlerim
    *Propolis kullanarak ileri evrede kanserli 4000 in üzerinde hastayı tedavi ettim.
    *Bu hastalar; akciğer,karaciğer, mide, kalın bağırsak, prostat, meme, yumurtalık ve pankreas kanserlerinden bir kanser türü ile muzdaripti.
    Dr. Osamu Mizukami, Sağlık Destek Kliniği, Tokyo
    Erzurum Ziraat Mezunu 34 yıllık bir Apiterapist ve İmmunoterapistim,Bu süreçte,Bu Bilimsel ve Doğal yöntemlerle 4. evre dahil sayısız
    Kanser hastasını tedavi ettim.Sözkonusu yöntemlerin uygulanması ve Organik Sertifikalı Propolis
    temini için 05324063215 ve 05050658499 nolu tlf. ve whatsapp tan ulşblrsnz.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir