Ahmet Rasim Küçükustai NTV’de Ahmet Arpad’ın sunduğu Gece Bülteni’nin konuğu oldu. Kanserin nedenlerinin konuşulduğu programda Küçükusta, çevresel faktörlerin oynadığı önemli role dikkat çekti. Sigara alkol ve hava kirliliğinin kanserin oluşumunda etkin olduğunu anlatan Küçükusta, özellikle sigaranın bütün kanser türlerinin üçte birinde rol oynadığının altını çizdi.

Sigara ile mücadelede Türkiye’de önemli bir aşama kaydedildiğini söyleyen Küçükusta, artık açık alanlarda da sigara yasağının uygulanması gerektiğini kaydetti. Kanada’yı buna örnek gösteren Küçükusta, yakın bir zaman önce park, plaj gibi insanların yaşadığı yerlerde sigara yasağının olduğunu aksi durumda Kanada’da önemli para cezalarının gündeme geldiğini hatırlattı.

Sigaranın dışında nargilenin de zararkı olduğunu söyleyen Ahmet Rasim Küçükusta, nargilenin özellikle gençler arasında moda hale geldiğini anlattı. Nargile içerken meyveli çeşitlerinin olduğunu ifade eden Küçükusta, nargilenin sanki meyve destekliymiş gibi algılandığını belirterek bunun bir yanıltmaca olduğuna dikkat çekti.

Alkolün zararlarının artık bilindiğini söyleyen Küçükusta alkolün de sigara gibi mücadele edilmesi gereken bir konu olduğunun altını çizdi.Son yıllarda çevre kirliliğinin kanser vakalarında etkili olduğunu anlatan Küçükusta, “hava kirliliğinin ve egzos gazlarının solunum yolları kanserlerinde etkisi var.” dedi.

Sözü bundan sonraki bölümde beslenmeye getiren Küçükusta, beslenmenin kanserle ilişkisine değindi. Bugün için kanserden koruyan bir besin olmadığını söyleyen Küçükusta “ Bizim sağlıklı beslenmeyi ya da doğru beslenmeyi öğrenmemiz lazım. Son yıllarda bütün ülkelerde besinler birtakım işlemlerden geçirilerek insanlara ulaştırılıyor. Tabii bu yöntemlerin bazı avantajları var. Bir kere besin çok uzun süre dayanıyor. Tabi tutulan işlemlerin besinin, besin değerini bozmasının yanında insan sağlığını tehdit ettiğini artık çok iyi biliyoruz. Süt yoğurt gibi yiyecekler de bu ürünlerin içinde. Sütün içindeki mikropların tamamen yokedilmesinin ve birtakım işlemlere tabi tutulması son derece yanlış.Türkiye’de insanlara taze süt ulaştırma imkanı var. Bu konuda tek eksik olan organizasyon.” şeklinde konuştu.

“Sosis, salam, sucuk  gibi işlenmiş etlerden kesinlikle uzak durmak lazım” diyen Küçükusta, bozulmayı önleyici olarak konan kimyasalların bu ürünlere bolca konduğuna değindi. Bu kimyasalların başta kalın bağırsak kanseri ve sindirim sistemi kanserlerinde risk yarattığını anlattı. Bizim ülkemizin sucuk ve pastırmasının bunun dışında olduğunu söyleyen Küçükusta, bizdeki çemen ve baharatın bu konunun dışında olduğunu ifade etti.

Besinlerin mevsiminde ve çiğ yenmesinin önemli olduğunu kaydeden Küçükusta, çiğ yemek mümkün değilse o zaman haşlama ve buğulamanın diper sağlıklı yöntemler olduğunu sözlerine ekledi. Yağda kızartma yönteminin kötü bir yöntem olduğuna vurgu yapan Küçükusta, “etleri mutlaka çok yakmamak lazım. Etleri ateşin 10-15 cm. Uzağında pişirmek lazım. Tuzu az yemeli ve salamura tarzından kaçınmak gerek. Besinleri taze tüketmek önemli. Bunların kutuya girmiş olanlarından kaçınmalıyız.”

Kanserde erken teşhis adına yapılan mamografi ve prostat taramalarının etkisinin sınırlı olduğuna değinen Küçükusta, asıl önemli olanın kanseri önlemek, kansere hiç yakalanmamak olduğunu söyledi. Bu konuda devlete, hükümete ve belediyelere önemli işler düştüğünü anlatan Küçükusta, yetkili makamların sağlıklı besinleri ve ortamı meydana getirmek adına işler yapması gerektiğinin altını çizdi.

Doğalbilgi

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.