KALBİN YAMAN DÜŞMANI

Gıda üreticileri tarafından tatlandırıcı olarak kullanılan ve şeker pancarından elde edilen, şekerden daha ucuz olduğu için tercih edilen mısır şurubu şerbeti, kalp-damar sağlığını tehdit ediyor

Memorial Şişli Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez’e göre, mısır şurubu şerbetinin yanında; soya, suni tatlandırıcılar, Çin tuzları da kalp için zararlı: “Çağın en büyük felaketi, mısır şurubundan elde edilen şekerdir. Dışarıda yapılan hamur işi tatlıların büyük bir kısmı bu şeker türüyle üretilir. Bu şurubun ticari açıdan tercih edilmesinin en önemli nedeni; daha ağır kıvamlı olması ve daha fazla tatlandırıcı özelliği bulunması. Eğer dışarıdan tatlı alınıyorsa, mısır şurubu kullanılıp kullanılmadığı mutlaka sorulmalı. Mısır şurubu için ABD’de kullanılan kota, yüzde 2.5-3’ken, Türkiye’de bu oran yüzde 30.

Doymayan şişmanlar

Şeker pancarından elde edilen çay şekeri (sakaroz) bir molekül glukoz ve bir molekül früktozdan oluşur (glukoz/froktoz oranı yarı yarıya yani yüzde 50/yüzde 50). Mısır şurubunda bu oran fruktoz lehine artarak yüzde 80’i bulur. Fruktoz glukoza göre daha kuvvetli bir tatlandırıcı fakat emilerek karaciğere gelen fruktoz metabolize edilmek için insüline gerek duymaz ve çok azı kullanılan fruktoz hızla trigliseride dönüşerek depo yağ haline gelir. Fazla fruktoz kullanılan kobaylarda obezite, diyabet, kan yağları yüksekliği, karaciğer yağlanması, yüksek tansiyon ve koroner kalp hastalıkları görüldü. Son 30 yılda şeker pancarından elde edilen şeker yerine mısır şurubu şerbeti kullanılması, obezite ve buna bağlı hastalıkların salgın şeklinde ortaya çıkmasına neden oldu.

Tüm hazır yiyeceklerde var

Hazır satın alınan; bisküvi, kolalı içecekler, şekerlemeler, çikolata, gofret, ucuz hamur işi tatlılar, hazır pasta ve keklerde şuursuzca mısır şurubu şerbeti kullanılır. Ve bilgi olarak sadece ‘Nişasta Bazlı Sıvı Şeker’ ifadesinin baş harfleri, ‘NBSŞ’ hatta sadece ‘NBŞ’ ibaresi bulunur.

Hazır yiyecekler bağımlılık yapıyor

Kimyasal tatlandırıcılardan aspartam ve sakarin market raflarında bulunan birçok yiyecekte (diyet kola, meyve suları, hamur işi tatlılar, şekerlemeler, dondurma, reçel, jöle, marmelat, reçel, helva, sütlü tatlılar vb) var. Dünyada yaklaşık 6 bin hazır yiyeceğin içinde aspartam bulunur. Yaklaşık 4 bin hazır yiyecekte de diğer tatlandırıcılar asesülfam K, sakarin, sükraloz, tautamin kullanılır. Sadece ilaç sektöründe kullanılmak için hazırlanan aspartamın bugün yüzde 95’i gıda sektöründe tercih edilir. Aspartam şekerden 200 kat daha fazla tat verir. Vücuda alınan aspartam, insülin salgılatmasına rağmen kanda bulunan insülin, muhatap olacak şeker bulamadığı için hipoglisemi oluşur. Meydana gelen açlık duygusu daha çok yemek yemeye yol açar.

Çin tuzları şişmanlatır

Çin lokantalarında lezzet ve iştahı artırmak için kullanılan Mono Sodyum Glutamat (MSG) adlı tuzun özel bir tadı ve kokusu yok. Tatlı, tuzlu, ekşi her türlü gıdaya ilave edilir, iştah ve doyma merkezini etkilenerek yenilen maddeden daha çok yenmesini sağlar. Hazır köfte, et suyu tabletleri, cipsler, hazır çorbalar, bisküvi, kraker, salsam, sosis, sucuk gibi pek çok yiyeceğin içine konulur. Yüzde ve boyunda yanma, gerilme, karıncalanma, baş ağrısı, bulantı, çarpıntı, uyuklama, halsizlik gibi masum belirtiler yanında obezite, yüksek tansiyona yol açarak kalp sağlığını tehdit eder. Hemen her yiyecekte bulunduğu için ‘azı karar çoğu zarar’ düz mantığı geçerli değil. Gün içinde üst üste alınan MSG miktarının toplamını kontrol etmek mümkün değil.

ÇOCUKLARA EV YEMEKLERi YEDiRiLMELi

Evde yapılan her türlü yiyecek, sokaktaki ürünlerden daha az zararlı. Evde yapılan patates kızartması 1-2 kez aynı yağda pişmesine rağmen, bu rakam dışarıda 10’u buluyor. Evde yapılan tatlılar, yalnızca sütlü tatlılar değil, şerbetli hamur tatlıları da olabilir, dışarıda yapılanlara göre çok daha sağlıklı. Çünkü evdeki tatlılar pancar şekeri, sokaktaki ürünler, mısır şurubu şerbetiyle yapılıyor. Evdeki pizzayla restoranda yenen pizza arasında da sağlık yönünden çok farklar var. Dışarıda sağlık yönünden tehdit oluşturan en önemli yiyeceklerden biri de köfte. Evdeki köfte, et ve biraz da ekmekle yapıldığı halde dışarıda yüzde 40’ı soyadan oluşan köfteler yeniyor.
Tülin Açıkbaş / Milliyet

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir