Musluk suyu içilir mi içilmez mi tartışmaları yeni bir boyut daha kazandı. Şimdi de barajlardaki su seviyesinin düşük olması nedeniyle içme sularının kalitesindeki değişiklik tartışma konusu oldu. İçme suyunun giderek daha kokulu bir hale geldiği konuşuluyor.

İstanbul’da bir süredir musluktan akan suyun koktuğuna dair şikâyetler vardı. Bunun üzerine İSKİ, koku şikâyeti gelen bölgelerde yapılan analizlerde suyun kullanılabilirliğine engel herhangi bir veriye rastlanılmadığını bildirdi. Ve ekledi. “Sıcaklıkların mevsim normallerin üzerinde seyretmesi, göllerdeki su seviyesinin düşmesi ve yosunlaşma sebebiyle su kalitesinin estetik parametrelerinde yaşanabilen değişimin suyun kullanımı açısından herhangi bir olumsuz duruma sebebiyet vermesi söz konusu değildir.”

Çevre Mühendisleri Odası ise Melen Çayı’nda su seviyesinin düşmesi üzerine, İstanbul şebeke suyunun Sakarya Nehri’nden taşındığını, ağır metal ve endüstriyel atıklarla kirlenmiş bir havzaya sahip olan bu nehrin İstanbulluların içme suyunu kirlettiğini ve kokuya neden olduğunu açıkladı. Bu bir Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı gazeteci Kemal Özer ise kokuya neden olan ana unsurun klorlama olduğunu söylüyor: “Biyolojik kirliliğe karşı aşırı derecede klorlama yapılıyor.
Bu işlem kanyaktan ziyade, suyun seyahati esnasında belli zaman dilimlerinde belediyelerin klorlama istasyonlarında gerçekleştiriliyor.” Özer’e göre, aynı zamanda aşırı sıcaklar plastik borularda yosunlanmaya yol açıyor, su kaynaktan temiz gelse de yolculuğu esnasında bu şekilde kirlenebiliyor.

Peki vatandaş kaliteli suya nasıl ulaşabilir?
Kemal Özer’in ‘Hangi Suyu İçmeli’ kitabında konuya ilişkin bilgiler var. Zira musluktan düzgün su akması salt belediyelerin denetlemelerine bağlı değil. Bizim de evdeki borulara, tesisata yılda bir kez göz atmamız gerekiyor. İşte Özer’in kitabından musluk suyunda dikkat edilmesi gerekenler…

Bina girişlerinde filtreleme yapan küçük bir ek var. Bu küçük parça yılda bir kez mutlaka yenilenmeli.
Muslukların uç kısımlarında sökülebilen bir bölüm vardır. İçinde kir ve pas birikir. Bu aparatlar yıkanmalı ve ev yapımı keskin bir sirke içinde bekletilip temizlenmeli.

Çeşme bağlantıları kontrol edilmeli, kir ve pas oluşmuş ise aynı şekilde sirke ile temizlenmeli yahut yenilenmeli.
Mutfakta sabah suyunu hemen kullanmayın. Zira duran su bozulur, kokuşur. Borularda bekleyen suların birazcık akmasına izin verin ki bekleme anında oluşabilen kirlilik veya kokulardan arınabilelim.

İç tesisat borularıyla ilgili bilgi alın. Paslanmaz krom kaplamalı boruları tercih edin.
Yaşadığınız şehir ve semtin suyuyla ilgili su idaresiyle sürekli temasta olun. Denetim ve analiz sonuçlarını sık sık isteyin. Verileri arşivleyin ve değerlerdeki değişimi kontrol edin. Riskli maddeler söz konusuysa belediyenize baskı uygulayın. Nakil boruları hakkında bilgi edinin. Sağlıksız ve tehlikeli maddeler ise değişimi için mücadele edin

Hangi kaptan içmeli?
Su ve diğer sıvıların tüketiminde kullanabileceğimiz en uygun ambalaj camdır. Plastik ambalajlar yaygın kullanıma sahip olsa da çok sağlıklı değildir. Özellikle pet şişelere güneş direkt temas ettiğinde çözülme başlayacağından ambalajdaki zararlı maddelerin suya geçişi hızlanır.

Habertürk

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.