ETHEM SANCAK:” TÜRKLER SÜT İNEKLERİNİ KESİP YİYORLAR!”

 

Milliyet’ten Songül Hatısaru’ya konuşan Ethem Sancak, çeşitli konulara ilişkin düşüncelerini paylaştı. Ama biz kendi konumuzla ilgili olan önemli bölümü siz okurlarımızın ilgisine sunuyoruz. Ethem Sancak, tarım ve hayvancılıkla ilgili bugün yaşanan sorunlara ışık tuttuğu açıklamalarında önemli tespitlerde bulundu. İşte röportajdaki o bölüm:

 

 – Ethem Bey bir mülakatınızda, “Ey işadamları, ineklere aşık olun, rüyanızda inek görün” demiştiniz. Siz bugünlerde rüyalarınızda neler görüyorsunuz? Kaç inek sayıyorsunuz?

Dünya nüfusu 7 milyar, 2030’da 10 milyara çıkacak. Sadece geçen yıl Hindistan ve Çin’de 60 milyon insan yoksulluk sınırından orta sınıfa geçti. Orta sınıfa geçmek daha çok et ve süt tüketmek demek…Dünya ise gıda kaynaklarının giderek daraldığı bir sürece giriyor.
Bunun nirengi noktası inektir. Hindistan’da inek geçince Cumhurbaşkanları bile dururdu, anlamazdım. İneği tanıdıkça az bile yaptıklarını anladım.

Mustafa Kemal ileriyi gören bir liderdi. Orman çiftliklerini kurdu, tarımın önemini kavramıştı. Fakat ardından gelenler basiretsiz bir şekilde sanayileşme sevdasına düştüler. İşte bakın ABD, Fransa… Fransa 50 milyar euro’luk şarap, 50 milyar euro’luk peynir ihraç ediyor. Türkiye bunu ihmal etti. Tarımı geliştirmezseniz sanayileşme de olmaz.

 

Biz Ata grubuyla birlikte Acıpayam’da, devasa bir çiftlik kurduk. Bir inekten günde ortalama 34 litresüt alıyoruz. Bu verimlilikte çiftlik sadece California’da ve Yeni Zelanda’da var.

‘Meralar yatırımcıya tahsis edilmeli’

 -Biliyorsunuz meralarla ilgili bir yasa çıktı yakın tarihte. Meralar kiralanabilecek… Bu, tarımda ölçek ekonomisinin önünü açar mı?

Tarımı endüstri olarak ele aldığınız zaman, köylünün elinden aldığınız zaman köylü de özgürleşiyor, kentlileşiyor. Fransa’da neredeyse toplam hasılanın yüzde 25’i tarım ürünüdür. Ama bununla uğraşan Fransız nüfusu yüzde 3’tür. Feodal dönemin üretken olmayan tarımı köylünün sanatıdır. Köylünün bildiği tek geçim yoludur ve köylü sınıfını ayakta tutar. Kapitalizm ise köylüyü tasfiye eder. Tarımı da verimli hale getirir. Köy tarımıyla bir inekten 8 kilo süt alırsınız, diğer türlüsünde 34 kilo. Biz cins ırk geliştirmeliyiz, 300 yıldır Türkiye’de et ırkı yok, 300 yıldır Türkler süt ineklerini kesip yiyorlar. Süt ineği kesilmez, çünkü verimsiz bir ettir. Yüzde 35 yağı var. Oysa yüzde 8’i geçmemesi lazım.

‘Sen yoksan biz de yokuz…’

Meralara dönersek…

Osmanlı tahsis ediyordu. Cumhuriyet vazgeçti. Şimdi tahsis değil ama meraların özel şahıslara kiraya verilme hakkı çıktı. Meralar işlenebilirse yem ucuzlar. O zaman et de ucuzlar süt de. Ama bu yetmez, büyük çiftliklerin kurulmasının teşvik edilmesi ve meraların tahsis edilmesi lazım.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir