DR.MEHMET ÖZ’DEN OBEZİTE İLE İLGİLİ ÖNEMLİ NOTLAR

Öz

Dr. Mehmet Öz’ün Posta gazetesinde obezite konusuna yer verdiği yazısı ilginç notları içeriyor. İşte Öz’ün o yazısı…

Obezite hakkında yapılan son araştırmalar.

Her yıl dünyada, fazla kilolu ve obez insanların sayısı artıyor. Fazla kilolu ya da 25-30 arası vücut kitle indeksine (BMI) sahip olmak sağlık açısından birçok risk taşır. Uzun bir süredir obezitenin yaşam beklentimizi azalttığını ve kalp hastalığı, diyabet, yüksek tansiyon, felç riskini artırdığını biliyorduk ama son zamanlarda yapılan araştırmalara göre obezite diğer hastalıklarla da bağdaştırılabilir. Amerikan gastroenteroloji uzmanları geçtiğimiz günlerde obezite ve kolon kanserinde artan yaygınlık arasında bir ilişki olduğunu gösterdi. Ayrıca aşırı kilolu veya obez kadınlarda meme ve rahim kanseri riskinin arttığını bildiren yeni bilgiler mevcut.

Aşırı kilolu olmak aynı zamanda uyku apnesi ve diğer uyku bozuklukları riskini artırır ve bu da yaşam kalitenizi etkiler. Ayrıca, bilim adamlarının son zamanlarda yaptığı araştırmalara göre yetersiz uyku kalori emilimini artırabilir ve bu da daha fazla kilo alınmasına neden olabilir. Yeni araştırmalar ayrıca obezitenin arterit (kireçlenme) riskini artırdığını gösteriyor ve son bilgilere göre sırt ağrısı ve yumuşak doku romatizmasının (fibromiyalji) ilerlemesi obeziteyle bağdaştırılabilir.

Obez kişiler için en doğru kilo verme planı nasıl olmalı?

Kilo vermek her zaman, doğru beslenme, kardiyovasküler egzersiz ve direnç antrenmanına odaklanarak dengeli bir yaklaşımla sağlanmalıdır. Bu üç yaşam tarzı değişikliğini doğru bir şekilde birlikte kullanmak kilo vermenizi maksimum derecede hızlandırmaya ve sağlığınızı korumanıza yardımcı olur. Beslenme, her türlü kilo verme planının temel taşıdır. Enerji tüketimini artırırken kalori alımını azaltmak, fazla kilolardan kurtulmanın en iyi yoludur. Araştırmalara göre kilo vermek ve sağlıklı bir yaşam sürmek için en iyi yol kompleks karbonhidratlar (tam tahıllar gibi), taze meyveler ve sağlıklı yağlarla (avokadodan elde edilen yağ ve natürel sızma zeytinyağı gibi) dolu bir beslenme şekli uygulamaktır.

Aerobik egzersizleri de hem kalp ve akciğer sağlığınızı korur hem de her türlü kilo verme planı için çok önemlidir. Kalp atış hızınızı artıran her aktivite egzersiz olarak kabul edilebilir. Egzersiz için haftada 5 gün yaklaşık 30 dakika hedef koymalısınız. Aerobik egzersizine ek olarak, direnç antrenmanı veya ağırlık programları da kilo verimini artırmak açısından önemlidir. Direnç antrenmanı kalori yakılmasına ve kaslardaki yağ miktarının azalmasına yardımcı olur. Bunları yapmak için bir spor salonuna gitmenize gerek yok. Direnç antrenmanı, evdeki küçük ağırlıklar, egzersiz bantları ve hatta kendi vücut ağırlığınızla bile yapılabilir.

Aşırı kilo varise neden olur mu?

Yapılan çoğu araştırma, aşırı kilolu ve obez kişilerde varis oluşumunun daha olası olduğunu gösteriyor. İkisi arasındaki güçlü bağa rağmen kesin bir neden ve etki henüz belirtilmemiştir. İkisi arasındaki ortaya sunulan bağlardan biri kan dolaşımını etkileyen venöz yetersizliktir. Varisler, bacaktaki damarlar zayıflayıp genişlediğinde ve damarların içindeki küçük kapakçıklar (bu kapakçıklar normalde geriye kan akışını önler) fonksiyonlarını kaybettiğinde meydana gelir.

Sonuç olarak kan, damarlar boyunca etkili bir biçimde pompalanamaz ve birikmeye başlayarak cilt yüzeyinin hemen altında görünen şişkin damarlara yol açar. Fazla kilo ve obezite alt ekstremitelerde yani bacak ve ayaklarda aşırı şişmeye neden olarak kan dolaşımını etkileyebilir ve bu da kan dolaşımını yavaşlatabilir. Ayrıca kan dolaşımı, çoğunlukla beraberinde aşırı kilo ve obeziteyi de getiren hareketsiz yaşam tarzından da olumsuz olarak etkilenebilir. İspanya’da tamamlanan yeni bir çalışma, beslenme ve depresyon arasındaki bağlantıyı inceledi. Araştırmacılar yaklaşık 10.000 katılımcıyla çalışarak, Akdeniz diyetinin (bu diyet meyve, kuruyemiş, sebze, tahıllı gevrekler, baklagiller ve balık bakımından zengindir) ruh halini iyileştirmeye ve depresyonu önlemeye yardımcı olan gerekli vitamin ve mineral alımını sağladığını gösterdi.

Mutluluk genetik mi?

Araştırmacılar, mutluluğun ve iyi hissetmenin genlerle alakalı olabileceğini göstermiştir ama belli bir ‘mutluluk geni’ yoktur. Ancak, pozitif kişilik özelliklerine sahip olup olmamayı belirlemeye yardımcı birçok genetik faktör vardır. İncelemeler en çok ikizler üzerinde yapıldı ve bu çalışmalar mutluluğa giden güçlü bir ailesel bağlantı olduğunu gösterdi. Bu araştırmalar aynı zamanda mutluluğun, etrafınızdaki insanların kişilikleri ve büyüdüğünüz çevre tarafından etkilendiğini gösterdi. Araştırma genetiğin, mutluluğu ve iyi ruh halini yüzde 50 oranında etkileyebileceğini gösterdi.

Depresyon ve beslenme arasında bir ilişki var mı?

Hem beslenme şekliniz hem de yaşam tarzınız depresyonu tetikleyebilir. Aerobik egzersizi sadece kilo vermenize ve sağlıklı bir vücut elde etmenize yardımcı olmakla kalmaz aynı zamanda bakış açınızı değiştirebilir, geliştirebilir ve depresyonu tedavi etmeye yardımcı olabilir. Yedikleriniz de ruh halinizi etkiler. Taze meyve-sebzeler, ruh halinizi düzeltmeye ve genel sağlığınızı korumaya yardımcı besin maddeleri içerir. B vitamini kompleksi (zenginleştirilmiş gevrekler ve tahıllar, balık ve muz gibi) ve omega-3 yağ asitleri (kuruyemiş ve çekirdekler, karnabahar ve somon gibi) bakımından zengin besinler de stresi azaltmaya yardımcı olur ve beyin fonksiyonlarını destekler. Ayrıca, C ve E vitamini gibi antioksidanlar, beyni hedefleyen serbest radikallerin zararlarını azaltmaya yardımcı olur. Portakal ve yabanmersini gibi meyveler ile brokoli ve ıspanak gibi sebzeler antioksidan içerir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir