Yaz geldiğinde kaçınılmaz bir biçimde kendimizi adeta dondurmaya vuruyoruz. Çoluk çocuk demeden yaz boyu tükettiğimiz dondurmanın haddi hesabı yok. Peki bu denli yediğimiz dondurmanın içinde neler var? Başka bir deyişle bugün yediğimiz dondurmalar ne kadar sağlıklı?

Dondurma reklamlarından geçilmedi şu günlerde belki de bu sorular hiç aklınıza takılmamış olabilir. İyisi mi dondurmanın içinde neler olduğunu okuyun sonrasında o çok sevdiğiniz vazgeçemediğiniz biricik yaz yiyeceğinin sağlıklı olup olmadığına karar verirsiniz.

 

Çok satan gazetelerde çocukların zihin gelişimine yardım eden besinlerle ilgili bir haber vardı. Bu tam sayfa haberi çepeçevre saran bir de dondurma yazısı… Dondurmaya bir sürü övgü yapılmış, çocukların bolca yemesi gerektiği yazılmıştı. Hayretle biraz daha aşağı bakınca bunun bir dondurma markasının reklamı olduğunu görüyordunuz.

Anne babalar bütün bir yaz boyunca dondurmanın ne kadar muhteşem bir gıda olduğunu gizli-açık reklamlarla okuyup duruyorlar. Bir yandan çocuklar çekici reklamlarla dondurma yemeye davet ediliyor. Sonuçta anne babalar gönül rahatlığıyla çocuklarına dondurma yediriyorlar.

Yiyen de, yediren de, satan da memnun ama arada bazı pürüzler çıkıyor. Şeker hastası olduğu için dondurma yiyemeyeyen kızı, bu çekici reklamları gördükçe ağlayan komedi sanatçısı Yasemin Yalçın isyan ediyor mesela. Bu reklamların bu kadar fazla gösterilmemesini talep ediyor. Sağlık nedeniyle olduğu kadar, parasızlıktan da dondurma alamayanlar olduğunu söylüyor.

Dondurma sağlıklı mı?

ABD’li halk sağlığı kuruluşu CSPI, yaptığı bir araştırmanın sonuçlarına göre dondurmaların çok fazla kalori ve doymuş yağ içerdiğini açıklamıştı.

Bir zamanlar dondurma bir çeşit dondurulmuş muhallebiydi. Süt, kaymak, şeker ile muhallebi hazırlanır; dondurulur, dondurma ustaları tarafından dövülürdü. Eski dondurmacılarda dövmek için kol kuvveti kullanılırken, sonradan çelik kollu makineler çıktı. Dövme işlemi dondurmanın içine hava girmesini ve daha hafif olmasını sağlardı. Dondurma döven ustaları ve eski mis kokulu dondurmacıların devamlı dönen dondurma makinelerini hatırlıyor musunuz?

Pek fazla çeşit bulunmazdı; kaymaklı, limonlu, kakaolu olurdu.

Oysa şimdi dondurma adıyla paketlerde satılanlar “başka şeyler”. İşte gerçek dondurmayla şimdikiler arasındaki farklar:

Katkı maddeleri: Paket dondurmalar katkı maddeleriyle dolu. Renk vericiler, kıvam artırıcılar, koku vericiler gibi. Kimyasallardan üretilen katkı maddelerinin çocuklarda hiperaktiviteye ve alerjilere neden olduğu bildiriliyor. Çilek kokuları, fosforlu renkler arasında kendini kaybeden çocuk, bilmeden katkı maddelerini yiyor.

Genetik teknolojisi: Teknoloji dediğimize bakmayın, insanlığın altını oyan bir yöntemden söz ediyoruz. GDO olarak bilinen “Genleri Değiştirilmiş Organizmalar” sağlığımıza yönelik büyük bir tehdit. Domatesin geni mısıra, tavuğun geni pirince aktarılıyor. Bütün doğanın dengeleri değişiyor. İnsanlarda sperm sayısı ve fertilitenin azalmasının, alerjilerin sorumlusu olarak bu uygulama gösteriliyor.

Eskiden yapılan dondurmalarda da şeker vardı ama en azından şeker pancarından üretilmiş şekerdi bu. Şimdiki dondurmalarda, mısırdan üretilen “nişasta bazlı sıvı şeker (NBSŞ)” veya glikoz şurubu kullanılıyor. Cargill şekeri olarak da bilinen NBSŞ’nin, genleriyle oynanmış ithal mısırlardan üretildiği söyleniyor.

Ayrıca daha önce ABD’de Unilever’in okyanus pout balığı kanından GDO teknolojisiyle dondurma üretme izni almaya çalıştığını duymuştuk.

Bitkisel yağlar: “Dondurmada bitkisel yağın ne işi var? Zeytinyağı koyacak değiller ya!” demeyin. Zeytinyağı pahalı, onu koymazlar da, hindistancevizi yağı, palm yağı gibi yağları kullanıyorlar. “Dondurmada olsa olsa kaymak olur, bitkisel yağ da nereden çıktı?” diyorsanız haklısınız.

Süt: Anne babaları on ikiden vuran reklam mesajı, dondurmanın bol bol süt içerdiği… Dondurma şirketlerinin sütlü gibi görünen ürünler yaptığı doğru ama gerçekten süt kullanıyorlar mı, tartışılır.

“İçindekiler” listelerindeki küçücük yazılarını okuyabilirseniz, dondurmaların içinde süt olmadığını göreceksiniz. En çok kullandıkları malzemeyi en başa yazmak zorunda olan gıda endüstrisi, bir dondurma markasında arka sıralarda gösteriyor sütle alakalı görünen süt tozunu. Sıralama şöyle: “Su, şeker, bitkisel yağ, glikoz şurubu, yağsız süttozu, ….vb.” Yani, bu etiketi taşıyan üründe en çok “su” var. Süt zannediyordunuz değil mi? Ondan sonra, en çok şeker ve palm yağı gibi hiç mutfaklarımıza sokmadığımız bir yağ var.

İyibilgi.com

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.