DİYET İÇECEKLER DİYABET YAPIYOR İDDİASI

diyet-icecek

Gıda endüstrisi ve işbirlikçisi modern tıp tarafından içinde şeker olmadığı için obezite ve diyabete karşı tavsiye edilen ve halk arasında “light” veya “diyet” gibi isimlerle bilinen içeceklerin diyabet riskini artırdıkları ortaya çıktı.

Bu bir şaka değil, “The American Journal of Clinical Nutrition” simli tıp dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmadan ortaya çıkan sonuç! (1)

1925-1950 seneleri arasında doğmuş olan 66 bin 188 Fransız kadın 1993-2007 seneleri arasında her iki senede bir beslenme özellikleri bakımından sorgulanarak takip edildi.

14 sene içinde bu kadınların 1.369’ unda tip 2 diyabet geliştiğini belirledi.

Yapılan değerlendirmede “diyabet riskinin meyveli gazoz içenlerde taze sıkılmış meyve suyu içenlere göre daha yüksek olduğu” belirlendi.

Diyabet riski, suni tatlandırıcı bulunan içecekleri (light meşrubat) tercih edenlerde normal meşrubatı tercih edenlerden daha fazla bulundu.

Araştırmaya göre, haftada yarım litre light meşrubat içenlerde diyabet ihtimalinin yüzde 15, haftada 1.5 litreden fazla içenlerde ise yüzde 60 daha çok olduğu ortaya çıktı.

Bu tür diyet veya light içeceklerde tatlandırıcı olarak en çok “aspartam” kullanılıyor.

Tatlandırıcılardaki gizli tehlike

Yiyecek ve içeceklerimizde bulunan şekerin fazla miktarda alınmasının obeziteye ve bununla ilgili olarak da başta kalp ve damar hastalıklarıyla kanserler olmak üzere pek çok kronik ve ölümcül hastalığa yol açtığı biliniyor.

Bu sebeple de obeziteyi önleme gayesiyle birçok yiyecek ve içeceğe “şeker” yerine aspartam gibi “sun’ i tatlandırıcılar” ilave ediliyor.

Light veya diyet tanımlamalarıyla satılan bu ürünler gıda endüstrisinin can dostu modern tıp tarafından da hararetle tavsiye edilir.

Gıda endüstrisinin en çok kâr ettiği ürünlerin başında bu “light meşrubatlar” geliyor.

İnsanlar bunları “Nasıl olsa kalorileri yok” diye gönül rahatlığıyla bol bol içiyorlar.

Zaten araştırma da bunu doğruluyor: Şekerle tatlandırılmış meşrubatı tercih edenlerin ortalama olarak haftada 328 mililitre, suni tatlandırıcı ile tatlandırılmış meşrubatı tercihe edenlerin ise 568 mililitre içtikleri tespit edildi.

Tatlandırıcılar neden diyabete yol açıyor?

Bu sebep-sonuç ilişkisini ortaya koyan bir araştırma değil.

Burada sadece bir “birliktelik” söz konusu ve bu ilişkinin gerçek olup olmadığının başka araştırmalarla doğrulanması gerekiyor.

Araştırmacılar, bu tür meşrubatlarda en yaygın kullanılan tatlandırıcı olan aspartamın kan şekeri ve ensülin seviyeleri üzerine normal şeker (sükroz) gibi etkilerinin olduğunun gösterildiğini hatırlatıyorlar.

Tatlandırıcıların iştah açarak da etkili olmaları mümkün olabilir ama bu araştırmada fazla kilolu olan kadınlarda bir risk artışının belirlenmemiş olması bu ihtimali zayıflatıyor.

Gelelim neticeye

Her zaman söylüyorum tekrar edeyim:

Gıda endüstrisinin güvenli diye tanıttığı katkı maddelerinin hiçbiri yeteri kadar incelenmeden yedirilip içiriliyor.

Bunların zararları ancak seneler sonra yani iş işten geçtikten sonra ortaya çıkıyor.

Şu örnek durumun vahametini açık ve net olarak ispatlıyor: 100 seneden fazla zamandır içtiğimiz kolada kanserojen metil-imidazol bulunduğunu daha geçen sene öğrendik (2).

Yarın da bir araştırma UHT işlemine tabi tutulan sütlerin obezite ve astıma yol açtığını gösterirse şaşırmayın.

İşlenmemiş, hiçbir katkı maddesi ihtiva etmeyen “sağlıklı yiyecek ve içeceklere” ulaşabilmek için sesimizi yükseltmemiz gerekiyor.

Yoksa bu ense daha çok tokat yer.

 

Prof.Dr.Ahmet Rasim Küçükusta

www.ahmetrasimkucukusta.com

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir