ALZHEİMER’IN SORUMLUSU YEDİKLERİMİZ

alzaymır

Alzheimer yüzde 99 yediklerimizden!

Yaşamın acımasız olduğuna hiç şüphe yok. “Yaşlandıkça görüntüm neye benzeyecek, vücudum çalışmaya devam edecek mi, hayattan zevk almayı sürdürebilecek miyim, aklım beni rezil edecek mi ya da Alzheimer olacak mıyım?”… Bu sorular ilerleyen yıllarla bilikte kaçınılmaz olarak beynimizi istila ediyor…

Harvard Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre sorulardan sonuncusu dünyanın yaşlanmaya yüz tutmuş nüfusunun “Kanser olacak mıyım?”dan sonra en çok sorduğu soru. Halk arasında ‘bunama’ olarak bilinen ve genellikle 60 yaş sonrası ortaya çıkan Alzheimer’ın en önemli belirtileri; yeni bilgileri hafızada depolama zorluğu, yakın zamanda olanları hatırlamada güçlük, günlük olayları takip edebilme yeteneğini kaybetme, zaman ve mekan kavramının bozulması, sosyalliğin bozulması, sinirlilik ve ruh durumunda bozulmalar…

Bilim insanları yaptıkları yeni araştırmalar sayesinde Alzheimer hastalığını artık daha iyi tanıyor. Hastalığa beyin hücreleri arasında biriken toksik protein betaamyloid sebep oluyor. Bu toksin beyinde bilginin hücreden hücreye geçmesini engelliyor. Nöronlar arasındaki bağlantıları ve nörolojik fonksiyonları bozuyor.

Ve yine son araştırmalar gösteriyor ki; Alzheimer’a genetik sebepler değil, yüzde 99 gibi bir oranda obezite, beslenme ve yaşam şekli bozuklukları sebep oluyor! Yaşam boyunca yaptığımız seçimler ve vücudumuzu maruz bıraktığımız besin maddeleri Alzheimer’a karşı koruyucu olabiliyor ya da en azından hastalığın ortaya çıkmasını geciktiriyor.

Uzmanlar “Vücudumuza soktuğumuz besin maddelerini, aldığımız ilaçlar gibi düşünmeliyiz” diyor. Yani ilaçların nasıl kimyasal olduğunu ve azami dikkatle kullanmamız gerektiğini düşünüyorsak, elimizin altındaki pek çok besin maddesinin de işlemden geçmiş veya kimyasal ihtivalı olduğunu hatırlamamız gerekiyor. Vücudumuza giren her madde beynimizde bir reaksiyon yaratıyor. Doğru yiyecekleri seçmek beyin nöronlarının zaman içinde maruz kaldığı zararı azaltıyor. Antioksidanlar beyindeki yaşlanmayı yavaşlatıyor. Meyvalara rengini veren maddeler yani antioksidanlar, bakterilere, virüslere, maruz kaldığımız ultraviyole ışınlarına ve ozona karşı kalkan görevi yapıyor.

Kırmızı ve mavi renkteki meyvalar, brokoli, erik, çilek, ıspanak, enginar, elma gibi besinler yüklü miktarda antioksidan ihtiva ediyor. Aynı şekilde biberiye, kekik gibi otlar ve turmerik maddesi çok yararlı. Hint mutfağının mihenk taşı olan turmeriğin önemi büyük. İstatistikler Hindistan’daki Alzheimer vakalarının ABD’deki rakamın altıda biri olduğunu gösteriyor.

İyi ve sağlıklı beslenme zevk verici tüketim maddelerini kendimize yasaklamamız gerektiği anlamına gelmiyor. Örneğin alkol ve çikolata. Hem alkol hem de çikolata, normal miktarlarda tüketildiği taktirde yaşlanmakta olan beynimize fayda sağlıyor. Özellikle alkol güçlü bir yağ eritici olduğu için, kardiyovasküler koruma sağlarken aynı zamanda beynimizi de koruyor. Daha çok kırmızı şarap ve bira. Tabii son derece sınırlı miktarlarda… Siyah çikolata ise süper.

Araştırmalar çikolatanın güçlü anti-enflamatuar etkisinin olduğunu ve çikolata tüketen erkeklerin tüketmeyenlere oranla daha uzun yaşadığını gösteriyor. Yeme tarzımızın da Alzheimer’ı önlemede önemi büyük. Basit karbonhidratlarla yani yüksek glisemik gıdalarla yüklenmiş büyük öğünler insülin sisteminde bozukluklara ve zaman içinde insülin direncinin ortaya çıkmasına neden oluyor. Glikoz hücrelere gitmiyor ve nöronlar belli başlı beyinsel işlemler için ihtiyaçları olan yakıtı alamıyorlar.

Ortaya çıkan insülin direnci toksik beta-amyloid ve tip 2 diyabet ile doğru orantılı olarak artıyor. Uzmanlar sadece bir öğün mükellef yemeyi tavsiye ediyor. Ve bunun da protein ve karbonhidrat bakımından zengin bir menü içeren kahvaltı olmasını… “Kahvaltınıza kahve ve çayı eklemeyi de unutmayın” diye de ekliyorlar. Çünkü özellikle kahve, gece boyunca beynimizde biriken, nöronların dikkat ve öğrenme ile alakalı fonksiyonlarını engelleyen asetilkolin kimyasalını arıtıyor ve böylelikle zihin açıklık kazanıyor…

 

Aytül Farquharson / Posta

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir