KÜRDAN KULLANMAK SAKINCALI

0

Gorsel

Kürdan dişlere zarar veriyor

Radyo 7 programcılarından Eda Çelebi’nin hazırlayıp sunduğu Eda’yla Gün Ortası programın dünkü konuğu Diş Hekimi Fatma Orhan Oldu. Orhan, ağız ve diş sağlığı hakkında bilgiler verdi.

Kürdan yerine diş ipini tavsiye eden Orhan, kürdan kullanımını kötü alışkanlık olarak tanımlıyor. Günde iki kez diş fırçalamak gerektiğini belirten Orhan, dişlerin mutlaka yatmadan önce fırçalanması gerektiğini vurguladı.

Ağız kokusunun sebebi ağız içindeki yaralar olabileceği gibi iç organlardan da kaynaklanabilir diyen Diş Hekimi Fatma Orhan, diş çürümeleri, çocukların diş bakımı, diş çekimi, hamilelikte diş sorunları gibi konularda bilgiler verdi.
-Diş fırçalamak ağız sağlığına yetiyor mu?
FATMA ORHAN: Dişi fırçalamanın yanında başka türlü bakımlarımız da var. Mesela diş ipi kullanmakta ilave bir bakımdır. Hepsinden önemlisi tabi ki fırçalamaktır. Ama genelde bizde kürdan kullanımı çok fazladır. Oysaki bunun yerine diş ipi kullanmak hem diş eti sağlığımız hem de temizlik açısından çok daha etkilidir. Diş ipi çok daha rahattır ama nedense kürdan kullanmak bizde neredeyse bir gelenek haline geldi.

– Kürdanın oluşturduğu tahribatlar nelerdir?
FATMA ORHAN: Kürdan kullanan kişiler genelde dişlerinin arasındaki şeyi çıkartamazlar. Çünkü mutlaka diş etini zedeler ve yiyeceklerin araya sıkışmasına sebep olur. Oysaki diş ipi iki diş arasına o kadar rahat girer ki girdikten sonra hem tahrip etmez hem de araya sıkışan gıda rahat bir şekilde çıkabilir. Dolayısıyla kürdan kullanmak aslında bizim kötü alışkanlıklarımızdan birisidir.

-Peki dişlerin günde kaç defa fırçalanması gerekiyor?
FATMA ORHAN: Toplum olarak bu anlamda biraz tembeliz. Benim hastalarıma tavsiyem şudur: eğer günde bir defa dişler fırçalanıyorsa onu da yatarken fırçalamaktır. Çünkü gün içerisinde yemek yiyorsunuz, su içiyorsunuz, meyve yiyorsunuz, konuşuyorsunuz… Bunların hepsi ağzın işlev görmesini sağlıyor. Yattığınızda da ağzın bir hareketi olmuyor ve dolayısıyla biriken gıdalar ağızda etkili bir şekilde çürümelere neden oluyor. Bundan dolayı da yatarken diş fırçalamak bizim için çok önemlidir. Birde geceleri tükürük akışımız olmadığı için mutlaka geceleri yatarken dişlerin fırçalanmasını öneriyoruz. Çünkü salgılanan tükürükte ağzı temizlediği için çürümeyi bir miktar engelleyebiliyor. Normalde tabi ki dişlerin sabah ve akşam fırçalanması gerektiğini öneriyoruz.

–  Ağız gargaraları için neler düşünüyorsunuz? Bunları öneriyor musunuz?
FATMA ORHAN: Tabi ki hastalarımız bunu kullanabilirler. Sonuçta ferahlatıcı ve içindeki maddelerle bakımın daha rahat olmasını sağlıyor. Ağız kokusu, boğaz enfeksiyonu olan kişilerde gerektiği zaman gargarayı veriyoruz. Onun yanında benim önerim evde yapabilecekleri tuzlu suyla gargaradır. Bununda ağzımızı çok rahatlatıcı bir özelliği vardır.

– Bunlar fırçalamadan sonra olacak işlemler değil mi?
FATMA ORHAN: Evet fırçalamadan sonra yapılırlar. Önce ağız içinde güzel bir temizlik yapılıp ondan sonra gargaralar yapılmalıdır.

–  Ağız kokusunun nedeni nedir?
FATMA ORHAN: Öncelikli olarak bir hastamız bize ağız kokusu şikâyetiyle geldiği zaman öncelikle ağız içini değerlendiriyoruz. Ağzımızda ki çürükler, diş eti problemleri gibi nedenlerden dolayı ağız kokusu olabiliyor. Örneğin dişlerimizi fırçaladıktan sonra diş etlerinde kanama oluyorsa mutlaka diş etlerinde iltihabi bir durum söz konusudur. Bu da iltihabi bir durum olduğu için ağız içinde kokuya neden olur. Öncelikli olarak ağız içini temizlememiz gerekiyor. Çürükler varsa onların tedavi edilmesi, diş taşımız varsa bunların tedavi edilmesi ve o iltihaplı durumun ağızdan giderilmesi gerekiyor. Bunlar giderildiği halde yine ağız içinde bir koku hissediyorsak o zaman mutlaka iç organlarla ilgili bir sorun var demektir. Bunlar mide, bağırsak olabilir, geniz etimizde, bademciklerde bir problem olabilir. Ama öncelikli olarak ağzın içini temizliyoruz. Yine de koku geçmiyorsa da hastalarımızı diğer doktorlara yönlendiriyoruz.

-Ağız içi yaraları neden olur?
FATMA ORHAN: Ağız içindeki yaraların en büyük sebebi stres, sıkıntı ve vücut direncinin düşmesidir. Dolayısıyla bu konuda yapabileceğimiz çok fazla bir şey olmayabiliyor. Bunların belli bir dönemi oluyor ve bizim için önemli olan o dönemi ağrısız halletmek. Hastalarımızın da ağızlarını mümkünü olduğu kadar temiz tutmaları gerekiyor. Stres ve sıkıntıdan uzak durmaları gerekiyor.

-20 yaş dişler genelde daha erken veya daha geçte çıkabiliyor ve çene kilitlenmesine sebebiyet veriyor. Bunun nedeni nedir?
FATMA ORHAN: Bu diş çıkmakta zorlanıyor ve çıkarken diğer dişleri iterek çıkmaya çalışıyor. Çıkamadığı içinde diş etinin iltihaplanmasını, oradaki kasların iltihaplanmasına sebep olduğu için şişliklere sebep oluyor. Bazen ağzı açmak zorlaşıyor. Dolayısıyla orada zorlayıcı bir kuvvet oluşuyor. Genelde çeneler küçülmeye başladığı için diş çıkmaya yer bulamıyor. Erken yaşta da çıkabiliyor, geç de çıkabiliyor. Çene genişse ve diş kendine yer buluyorsa kimi hastalarımız 20 yaş dişinin çıktığını bile anlamıyorlar. Ama kimilerini de çok zorluyor.

– Ağız kanserlerinin nedeni nedir? Neden kaynaklanır?
FATMA ORHAN: Vücutta bulunan diğer rahatsızlıklardan dolayı bu durum ağza yansımış olabiliyor. Mesela lösemi hastalarında aşırı derecede diş eti kabarmaları oluyor. Ağız içinde oluşan yaralar vücudumuzda herhangi bir organımız da olan bir rahatsızlığın da habercisi olabiliyor. O yüzden hastalarımızın düzenli yaptıkları kontroller birçok şey açısından bir rehber oluyor.

– Diş çürümeleri neden kaynaklanır? Bunu nasıl engelleriz?
FATMA ORHAN: Öncelikle ağız bakımımız, kontrollerimizin düzenli yapılması gerekiyor. Ama bazen dişlerini fırçalayıp ağza bakım yapıldığı halde dişleri çürüyen hastalarımız oluyor. Ya da kimileri dişlerini hiç fırçalamıyor ve dişlerinde hiçbir şey yok. Tabi ki bakım ve kontroller çok önemli ama maalesef genetik yatkınlıkta bunlara neden olabiliyor.

– Asitli içecekler de diş çürümelerini tetikler mi?
FATMA ORHAN: Kesinlikle etkiler. Asit ortamında zaten diş minesi çürümeye başlıyor. Tabi yine tükürük bu durumu dengeliyor. Ama asitli yiyecek ve içecekler direk etki eden bir şey. Dolayısıyla mutlaka o tarz şeyler tükettikten sonra en azından bir miktar su içip ağzı çalkalamak gerekiyor.

– Elmayı hep kurtuluş olarak söylerler. Dişleri fırçalamadığımız zaman elma yemenin yararını sizde öneriyor musunuz?
FATMA ORHAN: Elmayı özellikle ısırarak yediğiniz zaman dişleri yıkama etkisine sahip oluyorsunuz. Elma ya da ısırarak yediğiniz herhangi bir şey mutlaka dişlerin fırçalanmasında etkili oluyor. Su içerken bile ağzınızı çalkalayarak içmek etkiliyor.

– Diş çürükleri farklı hastalıklara da davetiye çıkarabiliyor mu?
FATMA ORHAN: Tabi ki vücuttaki sağlık ağızdan başlıyor. Sindirim organlarımızın ilki ağızdır. Dolayısıyla ağız içerisindeki diş eti hastalıkları olsun, çürüklerde oluşan mikroorganizmalar olsun bunlar bir şekilde vücuttaki diğer organlara yayılabiliyor. O yüzden dişleri ve ağzı temiz tutmak çok önemli.

–  Çocuklarımıza diş fırçalamayı ne zaman öğretmeliyiz? Diş macunları dişlerin temizlenmesinde etkili oluyor mu?
FATMA ORHAN: Çocuklarımız genelde 6 aylıkken süt dişlerini yavaş yavaş çıkarmaya başlarlar. Kimi biraz daha erken kimi biraz daha geç olabilir. Yaklaşık 2,5 yaşındayken de süt dişleri çıkarmayı tamamlarlar. Dolayısıyla diş çıkarmayı tamamladıktan sonra artık ufaktan o çocuğa diş fırçalamayı göstermeliyiz. Çocuklar için özel diş macunları var. Toplum olarak birde bizim fırçanın üzerine baştanbaşa macunu sıkmak gibi bir alışkanlığımız var. Sonradan da o fazlalığın lavaboya düşüp ziyan olduğunu görüyoruz. Ben hastalarıma şunu tavsiye ediyorum: büyükler için nohut tanesi kadar, küçükler için de mercimek tanesi kadar diş macun kullanmaları. Macunu mutlaka fırçanın içine sıkın. Bu da fırçanın tam anlamıyla köpürmesine yardımcı oluyor. Yoksa macunu boydan boya sıkmak veya fırçanın üstüne sıkmanın pek bir yardımı olmuyor.
– Çocuklar dişlerini günde kaç defa fırçalamalılar?
FATMA ORHAN: Yetişkinler gibi onlarda günde iki defa fırçalamaları gerekiyor. Anne baba gece yatmadan önce çocuklarını da yanına alarak dişlerini fırçalamaları gerekiyor. Bu alışkanlığı o çocukta sağlamak gerekiyor. Bir şeyleri ne kadar erken yaşta kazandırırsanız öyle de devam ediyor.

– Hamilelik döneminde diş eti kanaması olması normal midir?
FATMA ORHAN: Normaldir çünkü hormonlarımız değişiyor. Hamilelikte farklı bir sürece giriyorsunuz. Hormon değişikliği olduğu için diş eti kanamalarının olması normaldir. Bu hamilelik sonuçlandıktan sonra tekrar eski haline dönecek bir şey. O yüzden çok da korkulacak bir şey değil. Ama benim genelde genç ve anne olmayı düşünenlere önerim şudur: mutlaka böyle bir şeye kalkışmadan önce bir diş hekimi kontrolüne gitmeliler. Çünkü biz genelde hamileliğin ilk 3 ayında bebeğin organları oluştuğu için çok fazla müdahale etmek istemiyoruz. Aslında 9 ay boyunca hiçbir müdahalemiz olsun istemiyoruz. Müdahale etmek zorunda kalırsak müdahale ettiğimiz dönem 3 ila 6 ay arası.

– Diş çekimi sonrası neler yapılması gerekir?
FATMA ORHAN: Diş çekimi sonrasında bir süre normal olarak kanamamız olabilir. Ağız içerisindeki bakıma mutlaka devam etmek gerekir. Çok fazla sıcak-soğuk gıdalar tüketmek ancak kanamayı artıran bir etkiye sahiptir. Ağız içini de ne kadar temiz tutarsak yara o kadar çabuk iyileşir. Sigara kullananlar en azından o günü mutlaka sigara içmeden geçirmeliler.

– Diş çarpıklıklarının düzeltilme yöntemi sadece tel takmak mıdır? Diş teli ne işe yarar?
FATMA ORHAN: Çocuklarımızı özellikle 6 yaşından sonra mutlaka 6 ayda bir ya da senede bir kez hekim kontrollerine götürmek gerekiyor. Bu çapraşıklıkların o dönemde diş hekiminin yönlendirmesiyle engellenebilme ihtimali olabiliyor. Fakat 12–13 yaşlarından sonra bunların geri dönüşümü biraz daha zor oluyor. Dolayısıyla böyle şeyleri küçükken halletmek daha kolay. Ama çene problemimiz varsa ya da çok büyük çapraşıklıklar varsa onları diş teliyle düzeltilebiliyor. Kişinin 40lı yaşlarında da hala çapraşıklık varsa dişleri düzeltilebiliyor. Ama çenelerde problem varsa durum daha farklıdır. Belli bir yaştan sonra çenelerdeki sorunu düzeltmek daha zordur. Bu konuda gerekli ameliyatların yapılası gerekir. Ama çapraşıklığın düzeltilme anlamında bir yaşı yok. Her yaşta bu işlem yapılabiliyor.

– Diş telinin ne kadar durması gerekiyor?
FATMA ORHAN: Bireyin bu konuda yaşı çok önemli bir faktör. Yaş ilerledikçe süreç ne yazık ki uzuyor. Ama tabi çapraşıklığın derecesi de bir etkendir. Kişinin teli kullanma şekli de süreyi değiştirebiliyor.

– Beyazlatma işlemi nedir, nasıl yapılır?
FATMA ORHAN: Öncelikle dişlerimizin temiz bir hale gelmesi bizim için çok önemlidir. Çay, kahve, sigara lekelerinin temizlenmesi önemlidir. Dişimizin ana rengi ortaya çıktıktan sonra bazı jellerimiz var. Herkesin diş yapısı farklı olduğu için plaklar hazırlanıyor, ölçüler alınıyor. Hastamız o jelleri kullanıyor. Bunlar muayenehane ortamında da yapılabiliyor, evde de hastayı yönlendirmemizle yapılabiliyor. Dişin durumuna göre mutlaka dişleri birkaç ton beyazlatabiliyoruz.

haber7.com

PAYLAŞ

Yorumunuzu Paylaşın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.