“ FAST-FOOD’U HAYATIMDAN ÇIKARDIM!” (Özel / Röportaj)

0

ece2

Ece Vahapoğlu,  ‘on parmağında on marifet’ tabiriyle anılmayı fazlasıyla hakeden bir isim. Onu geçmişten günümüzü yaptığı radyo ve TV programlarının yanı sıra yazdığı kitaplarla, gazete köşe yazarlığıyla, önemli organizasyonlarda yüklendiği sunuculuk görevlerinden iyi tanıyoruz.

Ece Vahapoğlu, en son spor antrenörlüğünde ciddi kariyeri olan Tony Hill’ın koçluğunda 60 Günde İdeal Vücut kitabıyla gündeme geldi. Kitap, sağlıklı ve zinde bir yaşam için yapılacak egzersizler ve sağlıklı beslenme konularını odağına almıştı. DOĞALBİLGİ olarak sizler için Ece Vahapoğlu ile kitabını ve sağlıklı yaşamanın çerçeve konularını konuştuk…

 

DOĞALBİLGİ: Kitabınızın adı her ne kadar ‘60 Günde İdeal vücut ‘  olsa da aslında içerik olarak sağlıklı beslenmeyi önceleyen bir kitap. Kitabınızın adı sanki işin bu tarafını gözden kaçırıyormuş gibi geliyor. Oysa kitap sağlıklı beslenmeye vurgu yapan önemli bilgiler içeriyor. Bu yoruma katılıyor musunuz?

E.VAHAPOĞLU: İdeal vücut için hem spor hem beslenme gerekir, doğru. Kitabın adı spor egzersizlerini daha ön plana çıkardığı için bu şekilde kullanıldı. Sağlıklı beslenme önerileri mutlaka var ama öncelik sporda. Bana beslenme konusunda çok soru geliyor; o yüzden bir sonraki kitabımda ‘nasıl sağlıklı besleniriz, hangi besinleri alıp nasıl sağlıklı ve lezzetli yemekler yaparız’ konularını işleyeceğim.

DOĞALBİLGİ: Bu kitabı neden yazma ihtiyacı hissettiniz? Motivasyon kaynağınız ne oldu?

E.VAHAPOĞLU: Öğrenmenin yaşı yok. Ben, hem öğrenmeyi hem de öğretmeyi seven biriyim. Her kitap benim için bir proje. Her kitabıma tutkuyla bağlanıyorum. Spor 15 yıldır hayatımda sağlıklı yaşama çok önem veriyorum ve öğrendiklerimi uyguluyorum. Tüm bilgi ve deneyimlerimi bu kitapta paylaştım. Birebir yaşadıklarım ve olumlu sonuçlar, görsellerle birlikte çok samimi aktarıldı ve bence gerçek bir kitap ortaya çıktı. ‘Ben yaptım oldu; siz de yapabilirsiniz’ diyorum.

ece3

DOĞALBİLGİ: Sizce sağlıklı ve doğal beslenmeye sadece bir trend olarak mı bakmalıyız?

E.VAHAPOĞLU: Sanayi Devrimi’nden sonra işlenmiş gıdalar hayatımıza girdi. Suni besinler, paketlenmiş, işlenmiş gıdaların sonucunda ortaya çıkan tabloda insanlar mecburen sağlıklı yaşam ve doğal beslenmeye yöneldiler. Çünkü diğer türlüsü günümüzde pek çok hastalığın tetikleyicisi oldu maalesef.

DOĞALBİLGİ: Özel yaşamınızda beslenme konusunda ne gibi hassasiyetleriniz var. Bu konudaki “in” ve “out” larınız nedir?

E.VAHAPOĞLU: Günde en az 2 litre su içerim. Sabah güne bir bardak su ile başlarım. İyi ve zengin bir kahvaltı yaparım. Meyve, yumurta ve yulaf ezmesi ile.  Günde 3 ana öğün ve 2 ara öğün yerim. Kırmızı eti haftada bire indirdim. Süt ve süt ürünlerini ödem yaptığı için artık kullanmıyorum. Sağlıklı beslenmeyi kendim uyguladığım gibi çevreme de aşılıyorum. Ailem ve yakın dostlarım etkileniyorlar ve olumlu yönde değişmeye başlıyorlar.

DOĞALBİLGİ: Fast food tarzı yiyeceklerle aranız nasıl? Ya da cips gibi abur cubur yiyeceklerle… Onları hayatınızdan tamamen sildiniz mi yoksa belli periyotlarla yiyor musunuz?

E.VAHAPOĞLU: Fast food’u hayatımdam tamamen çıkardım. Cips zaten yemem. Cildime, bedenime zararlı yiyecekleri mideme sokmamaya çabalıyorum. Bu benim için bir yaşam tarzı olduğu için artık zorlanmıyorum  ve de bu tür yiyecekleri artık aramıyorum. Zaten vücudum da zararlı besinleri kabul etmiyor. Ama canım çok çekerse ufak bir tatlı yiyorum.

DOĞALBİLGİ: Doğal ve sağlıklı kavramları hayatınızda sadece besinlerle mi sınırlı? Örneğin, kıyafet konusundaki seçimlerinizde titizlenir misiniz? Çok sağlıklı olmadığı söylenen düşük bel kot pantolon giymemek, zararlı olduğu söylenen kumaşları kullanamamak ya da parfümünüzü teninize sıkmamak gibi hassasiyetleriniz var mıdır mesela?

E.VAHAPOĞLU: Besinler kadar cildim için kullandığım ürünlerin de doğal olmasına gayret ediyorum. Yabancı lüks kozmetik markalarının bir kısmını bırakıp daha doğal ürünlere geçtim. Mesela, eczanelerde satılan derma-kozmetiklerden ve Suna Dumankaya’nın doğal ürünlerinden alıyorum. Parfüm kullanmaktan vazgeçmiyorum. Her türlü kumaşı giyiyorum ama arada organik kumaştan yapılan kıyafetler de satın alıyorum.

DOĞALBİLGİ: Sağlık açısından hayatınızda titizlikle uygulamaya çalıştığınız kurallarınızdan bize biraz söz eder misiniz? Örneğin, hep yüksek topuk ayakkabı mı giyersiniz? Ya da başınız ağrıdığında hemen ağrı kesici aramaya mı koyulursunuz?

E.VAHAPOĞLU: İlaç kullanmayı sevmem; mümkün olduğunca doğal yönetmelerle iyileşmeye bakarım. Doktora gitmişsem pazarlık bile yaparım. Başım ağrıdığımda bol su içmeye başlarım. Ellerimle şakaklarımı ve boynumdaki belli noktaları ovuştururum. Ellerimde gizli bir şifa var adeta, iyileştirebiliyorum. Yüksek topuklu ayakkabı eskiden vazgeçilmezimdi; fakat işim gereği veya özel bir davet dışında artık daha spor giyiniyorum ve spor ayakkabı tercih ediyorum.

ece1

DOĞALBİLGİ: Bu konuda kamuoyunda ses getiren bir kitap yazdığınıza göre bu soruyu size rahatlıkla sorabiliriz…Özellikle kadınların daha zarif ve daha sağlıklı olmaları adına onlara tavsiye edeceğiniz favori içecek veya yiyecekleriniz var mı? Neleri hayatlarından eksik etmesinler?

E.VAHAPOĞLU: Sadece su içseler yeter. Ben gün içinde de su içerim, yemelerde de. Asitli içeceklerden uzak duralım. Çok fazla siyah çay ve kahve tüketmeyelim. Bitki çaylarını tercih edelim.

DOĞALBİLGİ: Kendini yeterince güzel ve zarif hissetmeyen kadınlara ne söylemek istersiniz?

E.VAHAPOĞLU: Güzellik içten başlar. Hem ruhumuzu hem bedenimizi bir bütün olarak güzel hissederiz. Hatta ruhumuz huzurluyken dış görünüşümüze çok takılmayız bile. Doğru besinlerle, sporla, enerji ve huzur verici meditasyonlarla, düşünce sistemleriyle kendimizi zarif hissederiz.

DOĞALBİLGİ: Hayvanlarla aranız nasıl? Baktığınız hayvan ya da hayvanlar var mı?

E.VAHAPOĞLU: Özellikle köpek ve atları çok severim. Çocukken köpeğimiz vardı. Ortaokuldan beri de 13 sene bizimle olan Petro adında Collie cinsi bir köpeğimiz vardı, öldü. O öldükten sonra bir daha evcil hayvan beslemedik.

DOĞALBİLGİ

PAYLAŞ

Yorumunuzu Paylaşın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.